Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, Ankara’da medya kuruluşlarının temsilcileriyle bir araya geldiği iftar programında gündeme ilişkin kapsamlı değerlendirmelerde bulundu. ABD ve İsrail’in İran’a yönelik saldırılarının bölgedeki dengeleri sarstığını ifade eden Fidan, Türkiye’nin tüm diplomatik kanalları kullanarak tansiyonu düşürmeye çalıştığını vurguladı.
Son gelişmelerin yalnızca Orta Doğu’yu değil küresel istikrarı da riske attığını dile getiren Fidan, saldırıların ilk aşamada İran’ın bölgedeki vekil unsurlarında geniş çaplı bir hareketlilik oluşturmadığını, ancak özellikle Hizbullah cephesinde bazı sinyallerin yakından izlendiğini belirtti.
“Terörsüz Türkiye için terörsüz bölge şart”
Bakan Fidan, bölgedeki gelişmelerin Türkiye’nin güvenlik politikalarıyla doğrudan bağlantılı olduğunu söyledi. “Terörsüz Türkiye” hedefi doğrultusunda Meclis’te yürütülen sürece işaret eden Fidan, kalıcı sonuç için sadece ülke içinde değil, Suriye, Irak ve İran’ı kapsayan bir güvenlik ortamının oluşması gerektiğini ifade etti.
PKK’nın bulunduğu ülkelerdeki istikrarsızlıklardan yararlanan bir yapı olduğunu belirten Fidan, bölgedeki farklı Kürt gruplar arasındaki temas ve açıklamaları da yakından takip ettiklerini kaydetti. Sürecin hem siyasi hem güvenlik boyutuyla analiz edildiğini dile getirdi.
“Türkiye kendini koruyacak irade ve güce sahip”
İran’ın olası misilleme senaryolarına ilişkin değerlendirmelerde bulunan Fidan, Türkiye’nin her koşulda kendi güvenliğini sağlayacak kapasiteye sahip olduğunu söyledi. Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti açısından mevcut tabloda ciddi bir risk görmediklerini ifade eden Fidan, Güney Kıbrıs için de tehdidin sınırlı olduğunu belirtti.
Körfez ülkelerinin İran’a karşılık verip vermediğine ilişkin iddiaları da değerlendiren Bakan Fidan, resmi açıklama olmamakla birlikte bu yönde duyumlar aldıklarını söyledi.
Uluslararası diplomasi trafiği yoğun
Türkiye’nin çatışmaların sona ermesi için yoğun diplomatik temas yürüttüğünü aktaran Fidan, Avrupa Birliği ve önde gelen Avrupa ülkeleriyle temas halinde olduklarını belirtti. AB Dış İlişkiler ve Güvenlik Politikası Yüksek Temsilcisi Kaja Kallas, Fransa ve Almanya’dan yetkililerle görüşmeler yapıldığını; Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın da Alman Şansölyesi Friedrich Merz ile temas kurduğunu ifade etti.
Körfez ülkeleri ve Umman’la da görüşmelerin sürdüğünü aktaran Fidan, ABD ile temasların devam ettiğini belirterek, “Barış için birlikte hareket edelim çağrısı yapıyoruz” dedi.
“En olumsuz senaryo: Bölgesel istikrarsızlık”
Savaşın nasıl sona erebileceğine ilişkin değerlendirmede bulunan Fidan, askeri kapasitenin etkisiz hale getirilmesinin asgari, rejim değişikliğinin ise azami hedef olarak ortaya konduğunu söyledi. İran’ın geniş coğrafyası ve dağınık askeri unsurlarına dikkat çekti.
Mevcut aşamada İran içinde rejim değişikliğine yol açacak çapta bir iç dalgalanma görülmediğini belirten Fidan, en kötü senaryonun çatışmanın tırmanarak tüm bölgeyi içine alan bir istikrarsızlık ortamına dönüşmesi olduğunu kaydetti.
Enerji ve Hürmüz uyarısı
Çatışmanın enerji boyutuna da dikkat çeken Fidan, İran’dan doğalgaz akışının kesilmesi ya da Körfez kaynaklı enerji arzında aksama yaşanmasının küresel piyasalar açısından ciddi sonuçlar doğurabileceğini söyledi. Hürmüz Boğazı’nın kapanmasının ise enerji ve finans piyasalarında büyük dalgalanmalara yol açabileceğini ifade etti.
İran’ın Körfez’deki enerji hedeflerine yönelik saldırılarla maliyet üretmeye çalıştığını belirten Fidan, bunun ABD üzerinde beklenen baskıyı oluşturup oluşturmayacağının belirsiz olduğunu söyledi.
Gazze ve vatandaşların durumu
Bakan Fidan, Gazze’nin mevcut gerilimden olumsuz etkilendiğini, İsrail’in giriş-çıkışları kısıtladığını aktardı. Türkiye’nin insani yardım konusunda aktif rolünü sürdürdüğünü vurguladı.
Bölgede yaşayan Türk vatandaşlarının durumuna ilişkin de bilgi veren Fidan, şu ana kadar can kaybı ya da yaralanma olmadığını söyledi. İran’da çifte vatandaşlar dahil yaklaşık 20 bin Türk vatandaşı bulunduğunu belirten Fidan, sınır kapılarından geçişlerin sorunsuz sürdüğünü ifade etti. Konsolosluk birimlerinin 24 saat esasına göre çalıştığını, şu ana kadar yaklaşık 1500 vatandaşın bilgi talebinde bulunduğunu açıkladı.
CAATSA ve Avrupa güvenlik mimarisi
ABD’nin CAATSA yaptırımları konusunda siyasi girişimlerin sürdüğünü dile getiren Fidan, Avrupa’nın savunma alanında daha bağımsız bir yapı arayışında olduğunu, ancak NATO’dan tamamen ayrı kapsamlı bir sistemin henüz oluşmadığını söyledi. Türkiye’nin, kendi bölgesinde şekillenecek güvenlik yapılanmalarında yer almaya hazır olduğunu belirtti.
“Netanyahu’nun hedefi rejim değişikliği”
İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu’nun İran’ı artık yalnızca askeri kapasitesiyle değil, rejim yapısıyla da tehdit olarak gördüğünü ifade eden Fidan, İsrail’in rejim değişikliğini hedeflediğini söyledi. Türkiye’nin savaşın başlamasını geciktirmek için çaba gösterdiğini ancak diplomatik sürecin yarıda kaldığını belirtti.
Fidan, “Bizim temel talebimiz açık: Saldırılar bir an önce durmalı ve yeniden diplomasiye dönülmeli. Bütün temaslarımızda bu çağrıyı yineliyoruz” dedi.
Yorumlar
Kalan Karakter: