ABD ile İran arasında son haftalarda artan askeri ve diplomatik gerilim, iki ülkenin doğrudan çatışmaya her zamankinden daha yakın olduğu yorumlarını beraberinde getirdi. Washington'un İran'ın nükleer programına yönelik sert açıklamaları ve askeri seçenekleri masada tuttuğunu vurgulaması, Tahran'ın ise misilleme tehdidinde bulunması bölgedeki tansiyonu yükseltti.
PUTİN AÇIK AÇIK SÖYLEMİŞ
Bu atmosferde, Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin'in geçen yıl St. Petersburg Uluslararası Ekonomi Forumu'nda yaptığı açıklamalar yeniden gündeme geldi. Putin'e o dönemde "Rusya neden İran'a daha fazla yardım etmiyor?" sorusu yöneltilmiş, Rus lider dikkat çeken bir yanıt vermişti.
"İSRAİL BUGÜN NEREDEYSE RUSÇA KONUŞAN BİR ÜLKE"
Putin, İsrail'de yaklaşık 2 milyon Rusça konuşan kişinin yaşadığını hatırlatarak, "İsrail bugün neredeyse Rusça konuşan bir ülke; Sovyetler Birliği ve Rusya'dan iki milyon insan orada yaşıyor. Bunu dikkate alıyoruz" ifadelerini kullanmıştı. Kremlin'in hem İran hem de İsrail ile ilişkilerini gözettiğini belirten Putin, Moskova'nın bölgedeki dengeleri hesaba kattığını vurgulamıştı.
TARTIŞMA BÜYÜYOR
ABD ile İran'ın bugün savaşın eşiğine geldiği yönündeki değerlendirmeler yapılırken, Rusya'nın neden Tahran'a açık askeri destek vermediği sorusu yeniden tartışılmaya başlandı. Uzmanlar, Moskova'nın Orta Doğu'da çok katmanlı bir denge politikası izlediğini, İsrail ile diplomatik ve güvenlik temaslarını koparmak istemediğini belirtiyor.
Rusya, İran'ın nükleer programına siyasi destek verse de doğrudan askeri müdahaleden uzak duruyor. Analistler, Putin'in sözlerinin Moskova'nın hem İsrail'deki Rusça konuşan topluluğu hem de bölgesel çıkarlarını koruma amacı taşıdığını değerlendiriyor. Bölgede askeri hareketlilik artarken, ABD-İran hattındaki her adımın küresel güçleri de doğrudan etkileme potansiyeli taşıdığı ifade ediliyor.
Yorumlar
Kalan Karakter: