TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş, Meclis lokantasında stajyer olarak çalışan lise öğrencisi kız çocuklarına yönelik istismar iddialarına ilişkin yürütülen soruşturmada ilk duruşmanın 16 Ocak'ta görüleceğini açıkladı.
10 Ocak Çalışan Gazeteciler Günü dolayısıyla parlamento muhabirleriyle bir araya gelen Kurtulmuş, olayın kendisine intikal ettiği andan itibaren sürecin titizlikle yürütüldüğünü belirtti.
HEPİMİZİ DERİNDEN SARSTI
Meclis lokantasında stajyer olarak çalışan mesleki ve teknik lise öğrencisi kız çocuklarının TBMM personeli tarafından istismara maruz bırakıldığı iddialarının ardından adli ve idari soruşturmalara ilişkin ilk kez konuşan Kurtulmuş, olayın kendisine intikal ettiği andan itibaren sürecin titizlikle yürütüldüğünü belirterek, "Bu istismar meselesi hepimizi çok derinden sarstı. Ailemizden birisine yapılmış bir mesele olarak algıladım" dedi.
Kurtulmuş, konunun kendisine 19 Kasım'da ulaştığını, 20 Kasım sabahı itibarıyla Genel Sekreterlik nezaretinde hızlı ve etkin bir idari soruşturma başlatıldığını söyledi. Yürütülen soruşturmalar sonucunda beş kişinin adli makamlara sevk edildiğini aktaran Kurtulmuş, "Dört kişi tutuklandı, bir kişi adli kontrol şartıyla serbest bırakıldı. Daha sonra soruşturma derinleştirildi" diye konuştu.
MECLİS OLARAK ÜZERİMİZE DÜŞENİ YAPTIK
İhmali olduğu tespit edilen bir yöneticinin ilk anda açığa alındığını, ardından idari görevinden uzaklaştırıldığını ifade eden Kurtulmuş, olayla bağlantılı şahısların tamamının önce açığa alındığını, yasal bildirim süreleri tamamlandıktan sonra üç kişinin devlet memurluğundan çıkarıldığını, bir kişinin ise ağır bir cezayla kurum dışına gönderildiğini belirtti. Kurtulmuş, "İdari soruşturma yapılabilecek en süratli, en titiz ve en etkin şekilde yerine getirildi. Mahkemenin iddianamesinin esası da büyük oranda bizim yaptığımız idari soruşturmada ortaya çıkan suçlamalardır. Bu süreçte üzerimize düşeni Meclis olarak yaptık" dedi.
Süreçte herhangi bir ihmal, kayırma ya da örtbas olmadığını vurgulayan Kurtulmuş, "En ufak bir ihmal, en ufak bir kayırma, en ufak bir örtme yoktur. Böyle bir iddiayı ortaya koymak en hafif tabiriyle usulsüzlüktür, haddini bilmezliktir" ifadelerini kullandı. Kurtulmuş, soruşturma sürecinde art niyetli dezenformasyon çalışmalarının yapıldığını da söyledi.
Bazı açıklamalarda "Dünyada parlamentosunda tecavüz vakası olan tek ülke" gibi ifadelerin kullanılmasını eleştiren Kurtulmuş, şikayetin tecavüz değil, istismar ve sarkıntılık iddialarına ilişkin olduğunu belirterek, "Bu kadar dengesiz bir şekilde bu süreç yürütülebilir mi? Ortada aileler ve çocuklar var. Meseleye ciddi şekilde yaklaşıp sonuç almayı hedefledik" dedi. Kurtulmuş, soruşturma sürecine ilişkin şunları söyledi:
"Bu süreç içerisinde gerçekten samimi olarak bu meselenin anlaşılmasına katkı veren, hem sizin aranızda medyada çok değerli arkadaşlarımız oldu. Aynı şekilde Genel Sekreterliğimiz üzerinden biz bu sürecin bütün kamuoyu tarafından doğru bilgilendirilmesi için üç basın açıklamasıyla kamuoyunu bilgilendirdik.
İLK MAHKEME HAFTAYA
KEFEK Komisyonumuz üyeleri her aşamada bilgilendirildi ve bütün partilere şu söylendi ki, 'Bu süreci isterseniz başından sonuna kadar takip edecek arkadaşlarınızı temsilci olarak görevlendirebilirsiniz'. Yine aynı şekilde siyasi parti grupları da bu süreçle ilgili bilgilendirildi ve son derece açık, şeffaf, etkin bir soruşturma yürütüldü.
Şimdi bundan sonra 16 Ocak'ta ilk mahkeme olacak. Meclis'in hukuk bürosu da bu mahkemeyi sonuna kadar takip edecek. Yani biz 'gönderdik, mahkeme devam etsin' demeyeceğiz. Sonuna kadar takip edeceğiz. Ümit ederiz ki en etkili, caydırıcı ceza ortaya konulabilir.
"YARATILAN ALGI TBMM'YE HAKARETTİR"
Önce bir şikayetçi vardı, babasıyla da görüştüm o evladımızın. Daha sonra iki şikayetçi daha ortaya çıktı. Bundan sonra da bu süreçlerin çok daha etkin bir şekilde kontrol edilmesi için idari mekanizmaları kuruyoruz. Ancak şunu da düşünmemek lazım: 7 bin kişinin çalıştığı bir yerden bahsediyoruz ve burada topu topu beş kişi. Bir kişi bile olsa büyük bir yüz kızartıcı durumdur. Bunun farkındayım. Ama sonuçta sanki Meclis'te tecavüz, istismar gibi bunlar çok olağan işler ve sürekli, her gün oluyormuş gibi bir algıyı ortaya koymak da Türkiye Büyük Millet Meclisi'ne hakarettir. Türkiye Büyük Millet Meclisi'nin manevi şahsiyetine karşı bir bühtandır."
Yorumlar
Kalan Karakter: