ABD Başkanı Trump'n İran açıklamaları Ortadoğu için dönüm noktası mı? Piyasaları sarsan, dünyayı ağır bir ekonomik krizin eşiğine getiren savaş sona mı eriyor? İran ne diyor'ABD Başkanı Donald Trump'ın, Tahran'a Hürmüz Boğazı ültimatomunun dolmasına az bir süre kala geri adım atarak "diplomasiye fırsat vereceğini" duyurması, Ortadoğu'da karşılıklı restleşmelerle tırmanan gerilimi endişeyle izleyen dünya başkentlerinde geniş yankı buldu.
Trump, İran ile görüşmeler yürüttüklerini duyurduğu ilk açıklamasını bugün sabah saatlerinde sosyal medya üzerinden yaptı.
Bu açıklamasında, "Ortadoğu'daki düşmanlıkların bütünüyle ve nihai olarak çözüme kavuşturulması" için son iki gündür ABD ve İran arasında "çok iyi ve verimli görüşmeler yürütüldüğünü" belirten Donald Trump, Amerikan ordusuna İran'ın enerji santrallerine ve altyapısına yönelik saldırdıları beş gün süreyle erteleme talimatı vererek, diplomasiye fırsat tanıyacağına işaret etti.
Trump'ın soru işaretlerine yol açan çıkışı
Trump'ın bu sosyal medya paylaşımı, diken üstündeki enerji piyasalarında gerilimin düşmesini, petrol fiyatlarının gerilemesini, uluslararası borsaların da yeniden yükselişe geçmesini beraberinde getirdi.
Ancak İran tarafından yapılan açıklamalarda, ABD-İran müzakerelerinin yalanlanması soru işaretlerine yol açtı.
Çünkü İran haber ajanslarının son dakika geçtiği ve İran Dışişleri Bakanlığı'na dayandırdığı haberlerde, ABD ile İran arasında görüşme yapılmadığı, Trump'ın "Tahran'ın misilleme tehdidi nedeniyle geri adım attığı" ve bu açıklamanın "petrol fiyatlarını düşürme çabalarının bir parçası" olduğu iddia edildi.
Daha sonra ABD merkezli Axios'un muhabiri, Türkiye, Mısır ve Pakistan'ın bir yandan Trump'ın Özel Temsilcisi Steve Witkoff ile damadı Jared Kushner, diğer yandan da İran Dışişleri Bakanı Abbas Arakçi ile ayrı ayrı görüşmeler gerçekleştirerek, tansiyonu düşürmek için taraflar arasında mesajlar taşıdığını bildirdi.
Hatta Financial Times haberinde, ABD ile İran arasındaki dolaylı görüşmelere Pakistan Genelkurmay Başkanı Asim Munir'in öncülük ettiğini, Munir'in Pazar günü Başkan Trump ile bir telefon görüşmesi gerçekleştirdiğini duyurdu.
Bu haberleri, İran Dışişleri Bakanlığı Sözcüsünün "ABD ile müzakere yok" açıklaması izledi. İranlı sözcü, iddiaları yalanlamakla birlikte "gerilimi azaltmaya yönelik bazı girişimler olduğunu" dile getirdi.
Kremlin ise Rusya'nın yakın müttefiki İran ile ilgili gelişmeleri yakından takip ettiklerini, ancak son gelişmeler konusunda "farklı ve çelişkili açıklamalar" yapıldığını belirtti.
Başkan Donald Trump ise, ülkesi ile İran arasında müzakereler yürütüldüğü ve büyük gelişme kaydedildiği konusunda ısrarcı açıklamalarını sürdürüyor.
Trump U dönüşünü savundu: İran anlaşmak istiyor
Florida'dan Memphis'e gitmeden önce gazetecilere açıklama yapan Trump, Ortadoğu'da "savaşı sona erdirmeye yakın olduklarını", "İran'ın kendileriyle anlaşmak istediğini" ve ABD ile İran arasında bu hedef doğrultusunda yürütülen müzakerelerde "sona yaklaşıldığını" belirtti.
Witkoff ve Kushner'in "üst düzey bir İranlı yetkili ile müzakere ettiklerini" ve bu müzakereleri bugün de sürdüreceklerini dile getiren Trump, 15 maddelik bir anlaşma üzerinde mutabakata varmaya yakın olduklarını "anlaştık sayılır" sözleriyle aktardı.
Donald Trump ayrıca "Asla nükleer silaha sahip olmayacaklar" diyerek İran rejiminin bunu kabul ettiğini, anlaşma sağlanır sağlanmaz da, ABD'nin İran'ın zenginleştirilmiş uranyumunu almak için harekete geçeceğini de sözlerine ekledi.
ABD başkanının "en saygın lider" dediği kim?
"Çok, çok güçlü görüşmeler yaptık. Nereye varacaklarını göreceğiz. Önemli noktalarda, neredeyse tüm noktalarda anlaşmaya vardık diyebilirim" diyen Trump, İran'da kiminle görüştükleri sorusunda yanıt vermekten kaçındı.
Görüşülen kişinin, İran'ın dini lideri Mücteba Hameney olmadığını söylemekle yetinen Trump, "Bence en saygın ve lider olan kişiyle görüşüyoruz" dedi. Hatta Trump, İran'ın halihazırda rejim değişikliğine sahne olduğu iddiasında da bulundu.
İsrail neden "Kalibaf" ismini sızdırdı?
Trump'ın gizem yaratan ve merak uyandıran açıklamaları üzerine, İsrail kaynaklarına dayandırılan haberlerde, ABD'nin müzakere ettiği kişinin İran Meclis Başkanı Muhammed Bakır Kalibaf olduğu iddia edildi.
Haberlerde, İran Meclis Başkanın İran'daki ağırlığının arttığı, ABD'nin İran'ın liderliğini üstlenmesini istediği kişinin de zaten Kalibaf olduğu öne sürüldü. Ancak ABD ile müzakereleri yürüten kişinin Kalibaf olduğu iddiası hem kendisi, hem de İran Dışişleri tarafından yalanlandı. Hatta İran Meclisi Sözcüsü, ABD'yi "yalan haberlerle petrol piyasalarını manipüle etmekle" suçladı.
Siyasi analistler, Trump'ın bugünkü hamlesiyle dünya ekonomisini krizin eşiğine getiren İran savaşından çıkış yolu aradığı görüşünde. Ayrıca ABD başkanının yürüttüklerini iddia ettiği doğrudan müzakerelerle de Tahran'da "kim ihanet ediyor?" sorusunu gündeme taşımak, siyasi bölünme ile iç kavganın fitilini ateşleyerek İran rejimini zayıflatmak istediği de gündeme getiriliyor.
İran, ültimatom veren Trump'ı misilleme ile tehdit etmişti
Trump, 21 Mart'ta Tahran'a Hürmüz Boğazı'nı uluslararası deniz taşımacığına açması için 48 saat süre tanırken bunun gerçekleşmemesi halinde İran'ın elektrik santrallerini bombalamakla ve "yok etmekle" tehdit etmişti.
İran rejimi ise ültimatomun dolmasına kısa bir süre kala Trump'ı misilleme ile tehdit etmiş, İran'ın elektrik altyapısının hedef alınması halinde, ABD'nin Ortadoğu'daki müttefiklerinin enerji alt yapısının hedef alınacağını, ayrıca Basra Körfezi'nin mayınlanacağını duyurmuştu.
Diken üstündeki enerji piyasaları tarafından endişeyle takip edilen ABD-İran restleşmesi, uluslararası borsalarda sert düşüşlere, petrol fiyatlarının da yükselmesine yol açmıştı.
IEA Başkanı Birol'dan uyarı
Uluslararası toplumda, Ortadoğu'daki savaşın ağır bir enerji krizine yol açması endişesi artarken, bugün açıklama yapan Uluslararası Enerji Ajansı (UEA) Başkanı Fatih Birol bu endişeleri artıran uyarılarda bulundu.
İran savaşı nedeniyle dünyada son yılların en ağır enerji krizinin yaşanabileceğini söyleyen Birol, 1970'lerin iki petrol krizlerine ve Rusya'nın 2022'de Ukrayna'yı işgalinin etkilerine atıfta bulunarak, günümüzde bunların toplamına eş değer bir kriz yaşanabileceğini belirtti.
"Bugüne kadar günde on bir milyon varil kaybettik, yani iki büyük petrol şokunun toplamından daha fazla" diyen Fatih Birol, İran'ın fiilen kapattığı Hürmüz Boğazı'na işaret ederek, "Bu kriz bu yönde gelişmeye devam ederse, hiçbir ülke bu krizin etkilerinden muaf kalmayacak" dedi.
Reuters,AP,AFP,dpa/ DA,ET
Yorumlar
Kalan Karakter: