BESLENME İLE MİGRENİ YÖNETMEK MÜMKÜN MÜ?
Sabah uyandığınız anda başlayan şiddetli baş ağrısı, buna eşlik eden ışık ve ses hassasiyeti yaşıyor musunuz? Eğer cevabınız evetse migren atakları yaşıyor olabilirsiniz. Peki hiç düşündünüz mü, baş ağrısını tetikleyen faktörler nelerdir? Stres ve uyku düzensizliği dışında migren ataklarını artıran başka etkenler olabilir mi? Tükettiğimiz besinlerin migren üzerinde bir etkisi olabilir mi?
Dünya Sağlık Örgütü (WHO), migreni yaşam kalitesini önemli ölçüde etkileyen nörolojik bir hastalık olarak tanımlamaktadır. Stres, uyku düzensizliği, hormonal değişiklikler, yoğun ışık, iklim değişiklikleri ve yüksek rakım migren ataklarını tetikleyen başlıca faktörler arasında yer almaktadır. Bunlara ek olarak bazı besinler de migren ataklarının ortaya çıkmasına veya şiddetlenmesine neden olabilmektedir.
Beslenmenin migren üzerindeki etkisini inceleyen çalışmalarda, bazı bireylerin belirli besinleri tüketmeleri sonucu migren ataklarının tetiklendiği gözlemlenmiştir. Özellikle uzun süre aç kalmak ve öğün atlamak migren için önemli risk faktörleri arasındadır. Bunun yanında çikolata, olgunlaştırılmış peynirler, süt, kafein, işlenmiş et ürünleri, narenciyeler, yağdan zengin beslenme, alkollü içecekler, yetersiz sıvı tüketimi, monosodyum glutamat (MSG), nitrit ve aspartam da migreni tetikleyebilen besin ve bileşenler arasında yer almaktadır.
Peki migren ataklarını beslenme ile yönetmek mümkün mü?
Beslenme alışkanlıklarımız sağlığımız üzerinde düşündüğümüzden çok daha büyük bir etkiye sahiptir. Vücudumuz çoğu zaman bize çeşitli belirtilerle sinyal verir. Önemli olan bu sinyalleri doğru değerlendirmek, nedenlerini anlamak ve gerekli yaşam tarzı değişikliklerini uygulayabilmektir.
İlaç tedavisine ek olarak beslenmede yapılacak doğru düzenlemeler, migren ataklarının sıklığını, şiddetini ve süresini azaltmaya yardımcı olabilir. Migren yönetiminde dikkat edilmesi gerekenler;
* Düşük yağ içeren dengeli bir beslenme düzeni benimsenmelidir.
* Kişiye özel planlanan eliminasyon diyetleri ve yaşam tarzı değişiklikleri uygulanmalıdır.
* Magnezyum, riboflavin (B2 vitamini) ve Koenzim Q10 desteği,bireylerde migren ataklarının sıklığını ve şiddetini azaltmada faydalı olabilir.
* Omega-3 yağ asitlerinden zengin beslenmeye özen gösterilmelidir.
* Aspartam içeren paketli ve işlenmiş gıdaların tüketimi sınırlandırılmalıdır.
* Uzun süreli açlıktan kaçınılmalı, düzenli ana ve ara öğünler planlanmalıdır.
* Fermente ürünlerin bazı bireylerde migreni tetikleyebileceği için sınırlandırılmalı.
* Kafein tüketimi sınırlandırılmalıdır.
* Düşük glisemik indeksli beslenme ve Akdeniz tipi diyet modeli tercih edilmelidir.
* Günlük yeterli su tüketilmeli, liften zengin beslenilmeli ve işlenmiş gıdaların tüketimi azaltılmalıdır.
Migren tedavisinde bütüncül bir yaklaşım benimsenmelidir. Düzenli öğün tüketimi, yeterli sıvı alımı, sürdürülebilir beslenme alışkanlıkları ve diyetisyen eşliğinde kişiye özgü tetikleyici besinlerin belirlenerek beslenme planından çıkarılması, migren ataklarının sıklığını ve şiddetini azaltmaya önemli ölçüde katkı sağlayabilir.
Yorumlar 2
Kalan Karakter: