Yeşilçam’ın o büyüleyici dünyasında, beyazperdede hayranlıkla izlediğimiz dev isimlerin aslında birer “illüzyon” olduğunu biliyor muydunuz? Türkan Şoray’ın buğulu bakışlarına, Hülya Koçyiğit’in masumiyetine hayat veren o eşsiz sesler, yıllarca karanlık stüdyolara hapsedildi! Bugün, o gizemli dünyanın en büyük isimlerinden biri daha sessiz sedasız aramızdan ayrıldı. Magazin dünyasını yasa boğan bu veda, Yeşilçam’ın en büyük sırlarını tekrar gündeme taşıdı!
Gündemi sarsan bu acı haberle birlikte, kulislerde fısıldanan o büyük gerçeği masaya yatırıyoruz: Magazin haberleri içinde saklı kalan, jeneriklerde isimleri bile geçmeyen gerçek kahramanlar kimlerdi?
Seha Okuş’a Veda!
Türk sinemasının damarlarında gezen o sarsıcı ses artık yok! Müjdat Gezen’in halası, halk müziğinin efsanesi Seha Okuş, 98 yaşında hayata gözlerini yumdu. “Hasretinle Yandı Gönlüm” dediğinde tüm Türkiye’yi gözyaşlarına boğan bu dev isim, aslında Türkan Şoray’ın yönettiği ve başrol oynadığı “Dönüş” filminin gizli ruhuydu.
Ölmeden kısa süre önce “Niye bu kadar yaşadılar diyecekler diye utanıyorum” diyerek yürekleri burkan Okuş, aslında Yeşilçam’ın en dürüst ve mütevazı ismiydi. Magazin haberleri dünyasında sansasyon yaratacak o gerçek ise yıllar sonra ortaya çıktı: Türkan Şoray’ın yönetmenlik koltuğundaki başarısının arkasında, Seha Okuş’un o ciğer yakan türküleri yatıyordu! Şoray’ın hakkını teslim ettiği Okuş, isminin jeneriklerde saklanmasını ise hep o hayranlık uyandıran nezaketiyle karşılamıştı.

Belkıs Özener’in Yıllar Süren Sitemi!
Gelelim Yeşilçam’ın en büyük “hayalet” hikayesine… Perdede Filiz Akın şarkı söylerken, Hülya Koçyiğit ağlarken ya da Fatma Girik gürlerken aslında tek bir kadın şarkı söylüyordu: Belkıs Özener! Tam 300 filmde yıldızların sesi olan ama yüzü hiç bilinmeyen Özener, yıllar sonra patladı: “Türkiye’nin en güzel kadınları benim sesimle sevildi ama ismim hiç yazılmadı!”
Özellikle “Sevemedim Kara Gözlüm” şarkısıyla hafızalara kazınan Özener, ablası Gönül Yazar’ın gölgesinde kalmanın ve stüdyolarda isimce yok sayılmanın bedelini ağır ödedi. Magazin haberleri sayfalarına bomba gibi düşen bu sitem, Yeşilçam’ın pırıltılı dünyasının ne kadar acımasız olduğunu bir kez daha kanıtladı. Oyuncuların “yıldızlığı” bozulmasın diye sesi saklanan Özener, ancak yıllar sonra Pink Martini grubuyla dünya sahnelerine çıktığında gerçek bir star gibi alkışlanabildi!

Cahit Berkay ve Yeşilçam’ın Hızlı Mutfağı!
Yeşilçam’da müzik yapmak demek, imkansızla yarışmak demekti! “Selvi Boylum Al Yazmalım”ın o efsane melodisini yapan Cahit Berkay, sektörü “iki günde müzik yapan adam” olarak anlatıyor. Yapımcıların baskısı ve kısıtlı bütçelerle yaratılan bu şaheserler, aslında birer dehâ ürünüydü. Metin Bükey’den Cahit Berkay’a kadar bu isimler, sadece nota değil, bir dönemin duygusal haritasını çizdiler.

Dizi ve film dünyasının tozlu raflarından çıkan bu magazin haberleri, bizlere şunu gösteriyor: O izlediğimiz aşklar, o dökülen gözyaşları; perdenin arkasındaki o isimsiz kahramanların sesi ve tınısı olmasaydı hep yarım kalacaktı. Yeşilçam’ın gizli starları birer birer eksilirken, bize sadece o unutulmaz melodiler miras kaldı.
Kaynak: Magazin Haberleri
Yorumlar
Kalan Karakter: