Bembeyaz bir sessizlik, kesintisiz bir ufuk çizgisi ve insan müdahalesinden büyük ölçüde arındırılmış bir doğa. Antarktika, yalnızca dünyanın en soğuk kıtası değil; aynı zamanda insan faaliyetlerinin en sıkı biçimde sınırlandığı tek coğrafya.
Hiçbir ülkeye ait olmayan bu dev buz kütlesi, 1959 tarihli Antarktika Antlaşması’yla “bilim ve barış kıtası” ilan edildi. Antlaşmaya taraf ülkeler, kıtanın askeri, ticari ve politik çıkarların tamamen dışında tutulmasını kabul etti.
O günden bu yana Antarktika’da geçerli olan temel ilke değişmedi: İz bırakma.

DOĞAYA YAZI YAZMAK
Antarktika’da kayaya, buza ya da kar tabakasına yazı yazmak, isim kazımak veya herhangi bir işaret bırakmak kesin olarak yasak. Bu yasak, estetik bir kaygıdan çok, zaman algısıyla ilgili.
Kıtada doğal aşınma son derece yavaş ilerliyor. Rüzgar, yağmur ve bitki örtüsü gibi iz silici unsurlar yok denecek kadar az. Bu nedenle bugün atılan bir çizik bile yüzlerce yıl boyunca aynı şekilde kalabiliyor.
Bu yüzden kara yazı yazmak ya da renkten bağımsız olarak kalıcı iz bırakan her müdahale, çevre suçu kapsamında değerlendiriliyor.
HATIRA ALMAK YOK
Antarktika’dan taş, buz parçası, penguen tüyü, kemik ya da fosil almak yasak. "Hatıra olsun" gerekçesi bu kıtada geçerli kabul edilmiyor.
Antarktika’dan hiçbir doğal unsur çıkarılamıyor. En küçük taş ya da biyolojik kalıntı bile ekosistemin bir parçası sayılıyor ve yerinden alınması doğaya müdahale olarak değerlendiriliyor.
Bu nedenle kıta, fotoğraf dışında hiçbir hatıraya izin vermeyen nadir yerlerden biri.

HAYVANLAR YAKIN AMA UZAK
Penguenler, foklar ve deniz kuşları Antarktika’nın gerçek sahipleri. İnsan varlığına alışık görünseler de, aradaki mesafe kesin kurallarla belirlenmiş durumda.
Hayvanlara dokunmak, beslemek, yönlerini değiştirecek kadar yaklaşmak ve drone uçurmak çoğu bölgede yasak. Burada doğa seyirlik bir unsur değil; dokunulmaz bir sistem olarak kabul ediliyor.
SIFIR ATIK KURALI
Bir sakız, bir peçete, bir meyve kabuğu… Antarktika’da bırakılan her şey çöp kabul ediliyor. Organik atık kavramı burada geçerli değil.
Düşük sıcaklıklar nedeniyle doğada çözünme neredeyse durma noktasında. Bu yüzden ziyaretçiler, yanlarında getirdikleri her şeyi eksiksiz şekilde geri götürmek zorunda. Antarktika’da “nasıl olsa doğa halleder” anlayışı yok.

ATEŞ VE KAMP KISITLAMALARI
Rastgele kamp kurmak ve ateş yakmak yasak. Yangın riski, çevresel tahribat ve hava kirliliği ihtimali nedeniyle sigara kullanımı da ciddi biçimde sınırlandırılmış durumda.
Antarktika, insanın doğayı değil, kendi davranışlarını kontrol etmesi gereken bir alan olarak yönetiliyor.
SİLAHSIZ TEK KITA
Antarktika’da askerî faaliyet, silah, tatbikat ve patlayıcı tamamen yasak. Bu yönüyle kıta, dünyada tamamen silahtan arındırılmış tek kara parçası olma özelliğini taşıyor.
Bu durum Antarktika’yı yalnızca coğrafi değil, aynı zamanda politik olarak da benzersiz kılıyor.

ANTARKTİKA'DA HUKUKİ YAPTIRIMLAR
Antarktika’da uygulanan yasaklara uymayan kişiler, ihlali kıta sınırları içinde yapmış olsalar bile kendi ülkelerinin yasalarına göre yargılanıyor. Antarktika Antlaşması’na taraf ülkeler, vatandaşlarının burada işlediği çevre suçlarından doğrudan sorumlu tutuluyor.
Bu kapsamda uygulanan yaptırımlar:
- Para cezaları
- Bilimsel ve turistik faaliyetlerden men
- Araştırmacılar için mesleki kariyerin sona ermesi
- Turistler için uluslararası kara listeye alınma
İhlalin niteliğine göre, Antarktika’da bırakılan tek bir iz bile hukuki açıdan “gelecek kuşaklara zarar” kapsamında değerlendirilebiliyor.

ANTARKTİKA'DA TURİST OLMAK
Antarktika’ya turist olarak gitmek mümkün. Ancak bu bir keşif gezisi değil, kontrollü bir gözlem deneyimi. Ziyaretçiler belirlenmiş rotalarla ilerliyor, sınırlı iniş noktalarında kısa yürüyüşler yapabiliyor. Rehbersiz hareket etmek ve program dışına çıkmak mümkün değil.
Burada seyahat etmek, keşfetmekten çok sınır bilmeyi gerektiriyor. Antarktika’daki yasaklar, insanın doğanın önüne geçmesini engelliyor.
Yorumlar
Kalan Karakter: