Domenico Tedesco...
Geldiğinde kimse tarafından karşılanmayan, kimsenin tanımadığı ve hatta hiç şans vermediği o adam...
Başkanı tutuklu olan, kongrede kimin başkan olacağı bile belli olmayan, Jose Maurinho gibi bir dev karakterin bile kovulduğu ateşten bir koltuğa oturan bu isimsiz hoca...
Hiçbir zaman rakip oyunculara, rakip camialara sataşmayan, Türkiye kamuoyunun alıştığı masa başı oyunlarına alet olmayan bir teknik direktör...
Hiçbir başarısızlıkta futbolcusunu kamuoyunun önüne atmayan, sezon başında takımı kendisi kurmadığı halde bunu mazeret haline getirmeyen; rakibi, Singo'larla, Sane'lerle ve Oshimen'lerle oynarken devre arasında üç forveti satılıp 19 yaşındaki Sidiki Şerif'le devam etmesi istendiğinde bile sesini çıkarmayıp mücadelesine devam eden bir karakter...
Kendi başarısızlıklarını örtmek isteyen Saadettin Saran yönetimi tarafından haksız yere kovulduğu halde basın toplantısında tek kelime bile kötü söz söylemeyen adam...
İşte Domenico Tedesco'nun hikayesi...
Geldiğinde sessiz sedasız ve yalnız gelip hava limanında kimse tarafından karşılanmayan o adam bugün kovulduğu kulüpten binlerce taraftarla, göz yaşlarıyla ve saygıyla uğurlanıyor.
Tedesco belki çok başarılı bir teknik direktör olmadı bir yılı bile bulmayan görev süresinde. Ancak Tedesco bize çölde su gibi hasret kaldığımız bir şeyleri hatırlattı;
Adam gibi çalışmak, adam gibi konuşmak, adam gibi kaybetmek ve her durumda insan kalabilmek...
Bu fair play sembolü ve rakipleri tarafından bile sevilen adamın şarkısının burada bitmeyeceğini ve hatta yeni başladığını düşünüyorum. Çünkü bu adam omuzlarda kovulmak ne demek, kalemi kıranların alçalırken, kalemi kırılanların yükselişi ne demek, onu gösterdi bize...
Güle güle demek yakışmaz bu vedaya!
Hoş geldin Domenico...
Hoş geldin Tedesco...
Engin Altunoğlu
Yorumlar 1
Kalan Karakter: