Ey dünyanın gelip geçiciliği heyecanlarını taşıyan nükteli ruhlar!
Sizlere soruyorum: Dünya gelip geçici midir?
Hayır, bilakis! Ruhun olduğu her yer, ruhun kendi dünyasıdır. Gelip geçici olan, sadece ve sadece bedendir. Ruh ise sonsuza kadar, ilelebet yaşayacaktır. Ruhun olduğu her köşe, o ruhun dünyasında var olmaya devam edecektir.
Kader Dediğimiz İllet
Sorarım sizlere: Kader denen bu illet, nasıl bir mukavvaya dert olmuştur? Kaderde çözülmez bir muamma mı vardır?
Hayır, bilakis! Kader, apaçık bir gerçektir. Gerçek olan ise kaderin sonu gelmez, sonsuz varlığıdır.
Ey insanoğlu, gökyüzüne hasetle bakmaz mısın? Hasetle baktığın o yüce şey, Tanrı mıdır? Yoksa senin ta kendin, gerçek benliğin midir?
Senin benliğini yapan Tanrı mıdır ey insanoğlu! Tanrı sende var olmamış mıdır? Tanrı'nın varlığı, senin varlığından mıdır?
Ey gerçeği göremeyen biçare gözler! O gözler Tanrı'yı neden göremez? Tanrı'yı göremeyen bu gözler, insanoğlunun varlığından bir haber midir?
Kelebekler ve İhtiraslar
Sorarım sizlere: Yedi göğe hükmeden, sizden değil midir? Neden hasetçi ruhlarınız yükselir durur vücutlarınızdan?
Neden günü görmez, neden günü görmez, neden günü görmez kelebekler? Neden yıllarca yaşayamaz bu narin varlıklar?
Sorarım sizlere:
-
Neden sonu gelmez ihtirasların?
-
Neden sonu gelmez kederlerin?
-
Neden sonu gelmez bu varlık çılgınlığının?
Her ülkede güneş batmaz mı? Her gecenin sabahı olmaz mı? Her sabahın güneşi doğmaz mı? Sorarım sizlere: Her gün elbet bitmez mi?
Ömür denen şey neden bir gün bitecek? Ömür denen şey bitecekse, ruh neden devam edecek?
Sorarım sizlere: Neden, neden bir gün o uzaklardaki kader hükmedecek?
Bu âlem tasavvuru bir çılgınlık değil midir? Bu âlem, hiçbir çılgınlıktan öte bir vehim değil midir? Bu âlemin sonunun gelmesi, bir kaderden öte midir? Sorarım sizlere: Bu âlem bugün varsa, yarın yok mudur?
Karanlığa Gebelik
Kalbi "Nurpark" içinde büzülen insanlar kederle mi haşrolunur? Kalbi gecenin ziftiyle dolu, kalpsiz, vasıtasız dünya sarhoşluğuna gebe insanlar müşerref midir bu hayatta?
Yoksa biz bir miyiz?
Biz, bu yücenin hükmettiği, büyücülerin öngördüğü küçük kullar mıyız? Hükmedilen yalnızca biz miyiz, yoksa kalbi kara insanlar, kıyametten ileri bir vakitte hükmedilmeye gebe midir?
İnsanoğlu hep açgözlü müdür? Toku yok mudur bu insanoğlunun?
Karanlığa gebe bir helezon gibi beynim sarsılıyor boşlukta! Karanlığa nispet eder her gün aklım karanlıkta!
Gün ışığı hiç bahtıma vuramaz nedense, gün ışığı neden hiç uğramaz benim bahçelerime.
Fotosentezle yaşar karıncalar... Neden insanoğlu, neden nefes alır durur her gün? Neden nefes alır durur her seher vaktinde?
Çiçeklerin uykusundan uyandığı, gönlü ferah eden, rüyaya daldığımız gecelerin sabahında, neden insanoğlu neden nefes alıp durur?
Gönül Hoşluğu mu, Lütuf mu?
Kavga edip durduğum kaderim ben değil midir? Yoksa Tanrı'nın bir lütfu mudur? Fuzuli'nin de hezeyanları gibi bir gönül hoşluğu mudur?
Neden ey kalbim, neden huzura ermezsin? Neden ey gözlerim, neden ışığa gömülmezsin? Neden ey dudakların, neden hep Hakkı hayırla söylemezsin? Neden ey iyi gönlüm, neden hep iyilerle karşılaşmazsın?
Kötülerin ahı iyilerde mi kaldı? İyilerinki de kötüye mi vardı?
Neden ey neden, neden...!?
Yorumlar 1
Kalan Karakter: