Psikolojide "Tanıdık olanı aramak" diye bir kavram var.
Psikolojik açıdan bakıldığında, geçmişinde, genellikle çocukluğunda sevgiyi ihmal veya reddedilme ile bir arada tatmış bireyler, yetişkinliklerinde de bu iki duyguyu ararlar. Onlar için acı çekmek tanıdıktır ve güvenlidir. Bilmedikleri bir mutluluk yerine, bildikleri bir acıyı tercih ederler.
Bir başka açıdan ise bazı insanlar için durağanlık ve huzur, sıkıcı veya "gerçek dışı" gelir. Bu kişiler için acı, yaşadığını hissetmenin en keskin yoludur. Kalbin sızlaması, uykusuz geceler ve gözyaşı; onlara hislerinin hala canlı olduğunu kanıtlar. Bu durumda sevilen kişi bir amaç değil, çekilecek çilenin bir aracı haline gelir.
Edebiyat, şarkılar ve filmler yüzyıllardır aşkı "acı çekmek" ile eşdeğer gösterdi. Bu kültürel kodlama yüzünden bazıları;
Kavgasız bir ilişkiyi, tutkusuz,
Ulaşılabilir birini, heyecansız,
Huzurlu bir birlikteliği ise sıradan görür. Bazıları için aşk, ancak engeller ve imkansızlıklar varsa değerlidir.
Acı çekmek, kişiye çevresinden şefkat görme veya kendi gözünde "fedakar aşık" mertebesine yükselme şansı tanır. Kişi, yaşadığı kederi bir asalet nişanı gibi göğsünde taşır.
Sevginin iyileştirici gücünden korkan veya ona inanmayan, bunun yerine yıkımın içindeki o karanlık estetiğe tutunan insanları tarif eder. Onlar için "aşk" bir liman değil, sürekli fırtınayla boğuşmaktır.
Oysa gerçek aşk, yalnızca güçlü bir çekim ya da geçici bir heyecan değil; iki insanın birbirinin varlığında huzur bulduğu, karşılıklı emek ve derin bir güvenle inşa edilen sarsılmaz bir bağdır. Kişinin kendinden ödün vermeden "biz" olabilmesi, partnerinin en zayıf anlarını yargılamadan kucaklaması ve hayatın getirdiği fırtınalarda yan yana durma iradesidir. Tutkunun ötesine geçip şefkate, sabra ve anlayışa evrilen bu duygu; karşındakini olduğu gibi görmek, onun gelişiminden mutluluk duymak ve birlikte daha iyi bir versiyonuna dönüşmektir. Kısacası gerçek aşk, birinin hayatındaki en güvenli liman olma kararlılığıdır.
Bazıları Aşk Diye Acısını Sever
Psikolojide "Tanıdık olanı aramak" diye bir kavram var. Psikolojik açıdan bakıldığında, geçmişinde, genellikle çocukluğunda sevgiyi ihmal ...
Yayınlanma :
10.04.2026 11:49
Güncelleme
: 10.04.2026 11:49
Yorum Yazma Kuralları
Lütfen yorum yaparken veya bir yorumu yanıtlarken aşağıda yer alan yorum yazma kurallarına dikkat ediniz.
Türkiye Cumhuriyeti yasalarına aykırı, suç veya suçluyu övme amaçlı yorumlar yapmayınız.
Küfür, argo, hakaret içerikli, nefret uyandıracak veya nefreti körükleyecek yorumlar yapmayınız.
Irkçı, cinsiyetçi, kişilik haklarını zedeleyen, taciz amaçlı veya saldırgan ifadeler kullanmayınız.
Türkçe imla kurallarına ve noktalama işaretlerine uygun cümleler kurmaya özen gösteriniz.
Yorumunuzu tamamı büyük harflerden oluşacak şekilde yazmayınız.
Gizli veya açık biçimde reklam, tanıtım amaçlı yorumlar yapmayınız.
Kendinizin veya bir başkasının kişisel bilgilerini paylaşmayınız.
Yorumlarınızın hukuki sorumluluğunu üstlendiğinizi, talep edilmesi halinde bilgilerinizin yetkili makamlarla paylaşılacağını unutmayınız.
Yorumlar
Kalan Karakter: