Günümüzün "evlat-ebeveyn" ilişkisi, bir zamanların "itaat et ve rahat et" modelinden, "hizmet et ve beğeni bekle" modeline evrildi. Eskiden anne babanın bir bakışı çocukları hizaya getirirdi; şimdi çocukların bir kaş çatması, anne babayı "Nerede hata yaptık?" diyerek psikoloji kitaplarının derinliklerine gömüyor.
Peki, ne oldu da o masum kuzular, birer küçük diktatöre dönüştü?
"Kral Çocuk" İmparatorluğu
Eskiden çocuklar evin neşesiydi, şimdi ise CEO’su. Modern aile yapısında demokratikleşme adı altında, hiyerarşi tamamen tersyüz oldu.
Anne babalar, kendi gerçekleştiremedikleri hayalleri bu çocuklara yükledi. Çocuk da haliyle şunu dedi: "Madem ben senin projenim, o zaman yatırımın karşılığını ver ve beni mutlu et!"
"Hayır" kelimesinin lugattan kalktığı bir dünyada, her isteği anında karşılanan çocuk için ebeveyn, bir birey değil; bir ATM veya lojistik destek birimi haline geldi.
Suçluluk Duygusunun Köleliği
Modern ebeveynlik, kronik bir suçluluk duygusu üzerine kurulu. Çalışan anne baba, ayıramadığı vaktin diyetini "sınırsız hoşgörü" ile ödüyor.
Psikolojide "sınır" güvenliği temsil eder. Sınır koymayan ebeveyn, çocuğun gözünde güçsüzleşir. Çocuk, aslında çarpmak istediği o sert duvarı bulamadıkça daha sert vurmaya başlar.
Ekran bağımlılığı ve dijital narsisizm, çocukların başkalarının duygularını anlamasını zorlaştırdı. Karşısındakini "canlı bir insan" yerine, taleplerini reddeden bir "engel" olarak görmeye başladı.
Eskiden ebeveynlerin meşhur bir "terlik radarı" vardı; o terlik havada süzüldüğünde hiyerarşi yeniden tesis edilirdi. Şimdiki çocuklar, annesi sesini yükselttiğinde "Şu an güvenli alanımı ihlal ediyorsun, travma yaratıyorsun" diyerek karşı atağa geçiyor.
Bizler çocukken "Büyüklerin yanında bacak bacak üstüne atılmaz" diyerek büyüdük; şimdiki çocuklar babasının omzunda "Naber kanka?" diye takılıyor. Samimiyet güzel ama saygı, samimiyetin kurbanı oldu.
Bu "Zulüm" Nasıl Biter?
Bu durumun sorumlusu çocuklar değil, onlara bu alanı açan bizleriz. Direksiyonu geri almak için şu adımlar şart:
Çocuğunuzun her istediğini yapmak onu mutlu etmez, onu doyumsuz kılar. Yoksunluk, yaratıcılığı ve kıymet bilmeyi besler.
Ebeveyn Olun, Arkadaş Değil: Çocuğunuzun zaten yeterince arkadaşı var; onun bir rehbere, bir sınıra ve bir otoriteye (baskıcı değil, güven verici) ihtiyacı var.
Odasını toplamadığında, yemeğini beğenmediğinde ya da size saygısızca hitap ettiğinde bunun bir bedeli (mahrumiyet gibi) olduğunu anlamalı.
Ekranın soğukluğu yerine, duyguların sıcağını koyun. Birlikte emek verilen, ter dökülen işler yapın.
Sözün özü; Bir çocuğa verilebilecek en büyük ceza, ona her istediğini vermektir. Gerçek sevgi, onu hayata hazırlamak; yani bazen "hayır" diyerek onu gerçek dünyanın sert rüzgarlarına karşı güçlendirmektir.
@ezofilizbayrakoğlu 11.01.2026
Yorumlar
Kalan Karakter: