Aşk, çoğu insanın sandığı gibi birine duyulan geçici bir his değil, insanın kendi özüne doğru yaptığı en sarsıcı yolculuktur. İnsanı süslerinden arındıran, onu en çıplak haliyle kendisiyle karşı karşıya bırakan bir aynadır. Çünkü insan sevdiğinde karşısındakini değil, aslında kendi içinde saklı olanı görür. Farkında olmadan kendine dokunur, kendine yaklaşır, kendine çarpar. Bu yüzden aşk huzurdan çok bir sarsıntıdır; insanı yerinden eden, dengelerini bozan ama aynı anda hakikate yaklaştıran bir güçtür.
Aşk, tamamlanmak değildir. Eksik olanın görünür hale gelmesidir. İnsan sevdiğinde güçlü hissettiğini sanır ama aslında en zayıf yerlerinden açılır. Çünkü aşk, insanın kontrol edebildiği bir alan değildir; tam aksine kontrolün eridiği yerdir. Planların işlemediği, hesapların tutmadığı, aklın geri çekildiği bir alandır. Ve insan tam da bu yüzden aşkta kendini kaybettiğini düşünür; oysa gerçekte ilk defa kendine yaklaşır.
Gerçek aşk insanı olduğu gibi bırakmaz. Ya büyütür ya parçalar ama asla eski haline geri döndürmez. Çünkü aşk bir sonuç değil, bir süreçtir. Bir duygu değil, bir dönüşümdür. Ve her dönüşüm gibi bir şeyleri yakar, bir şeyleri bitirir, bir şeyleri söküp atar. İnsan aşkta sadece birini sevmez; korkularını, bağımlılıklarını, egosunu ve alışkanlıklarını da kaybeder.
Sevgi sahip olmak değildir. Aşk, tutmak değil kalabilmektir. Yanarken bile kaçmamaktır. Karşındaki değişse bile, şartlar dağılsa bile, içindeki o hissin kökünü inkâr etmemektir. Çünkü aşk karşılık bulduğunda değil, insanın içinde kök saldığında gerçek olur. O noktadan sonra sevilen kişi değil, sevme hali insanı taşır.
Ve işte o an aşk bir insana yönelmiş bir duygu olmaktan çıkar. Bir varoluş biçimine dönüşür. İnsan sevdiği için değil, sevme haliyle var olduğu için yaşar. Artık mesele doğru kişiyi bulmak değildir; mesele doğru şekilde yanabilmektir. Çünkü çoğu insan sevdiğini değil, korkmadığını seçer. Aşk ise korkunun bittiği yerde değil, korkuya rağmen kalabildiğin yerde başlar.
Aşk, bir başkasında kendini bulmak değil, kendinde hakikati tanımaktır; aşk olmaktır..
Asiye Zeynep güleç
Yorumlar
Kalan Karakter: