Televizyonu kapat, interneti sustur, yargıyı kınamayı bırak ve kendine dön; çünkü dışarıda gördüğün hiçbir şey seni hakikate ulaştırmayacak. İnsan sürekli başkalarının hayatına bakarak, onların hatalarını konuşarak, onların eksiklerini büyüterek kendini temize çıkardığını sanır ama aslında her söz, her eleştiri kalbinin üzerine bir ağırlık daha koyar. Kalp yargılamak için değil, anlamak ve taşımak için yaratılmıştır; hakikat bağıran kalabalıkların içinde değil, sessizliğin derinliğinde saklıdır. Sen başkalarını kınadıkça kendi içindeki karanlığı görmezsin, kaçtığını zannedersin ama aslında o karanlığı büyütürsün. Oysa insanın en büyük yüzleşmesi kendisiyle olandır; çünkü orada bahane yoktur, orada suçlanacak kimse yoktur, orada sadece sen ve seni yaratanın huzuru vardır. Dışarıdaki gürültü seni sürekli meşgul eder ki kalbine inemeyesin, kendinle kalmayasın, kendi eksikliğini fark etmeyesin diye; fakat bir an gelir, insan susmak zorunda kalır ve o suskunlukta ilk defa gerçek sesi duyar. İşte o ses seni yargılamaz, sana yön gösterir; sana başkalarını değil, kendini düzeltmen gerektiğini fısıldar. Çünkü dünya başkalarını değiştirebileceğin bir yer değil, kendini arındırabileceğin bir imtihandır. Sen dışarıya baktıkça dağılırsın, içeriye döndükçe toplanırsın; yargıladıkça ağırlaşırsın, affettikçe hafiflersin. Ve insan en sonunda şunu anlar: Asıl mesele kimin ne yaptığı değil, benim kalbimin ne halde olduğudur. Bu yüzden kapat her şeyi, sustur zihnini, geri çekil ve kalbine bak; çünkü aradığın huzur da, cevap da, hakikat de çok uzakta değil, tam orada seni bekliyor.
A&Z
Yorumlar
Kalan Karakter: