İçinize Bir Şey Atmayın: İlişkilerde Uyumun Sessiz Sabotajı
İkili ilişkilerde en çok romantize edilen ama en çok zarar veren davranışlardan biri “içine atmak”tır. İlk bakışta olgunluk gibi görünür. Sakinlik gibi durur. Hatta bazen fedakârlık olarak alkışlanır. Oysa psikolojik düzlemde bu davranış, ilişkinin altına yavaş yavaş yerleştirilen görünmez bir dinamit gibidir.
İnsan zihni bastırılan hiçbir duyguyu unutmaz. Sadece erteler. Ve ertelenen her duygu, zamanla şekil değiştirir. Kırgınlık öfkeye, öfke mesafeye, mesafe ise yabancılaşmaya dönüşür. Bu yüzden ilişkiler çoğu zaman büyük bir olayla değil, küçük ama konuşulmamış birikimlerle biter.
Peki çözüm ne?
İlişkilerde uyumu sağlamak bir yetenek değil, bir teknik meselesidir. Doğru iletişim biçimleri öğrenildiğinde, en karmaşık duygular bile yönetilebilir hale gelir.
İlk teknik: Duyguyu suçlamadan ifade etmek.
“Sen hep böylesin” yerine “Bu durumda kendimi değersiz hissettim” demek, iletişimin kaderini değiştirir. Çünkü insan savunmaya geçtiği an, anlamayı bırakır. Oysa duygu dili, karşı tarafın empati kapısını aralar.
İkinci teknik: Zamanında konuşmak.
Birçok kişi “şimdi sırası değil” diyerek susar. Ama duyguların da bir raf ömrü vardır. Geciken her konuşma, artık aynı berraklıkta yapılamaz. O yüzden mesele büyümeden, sıcaklığı kaybolmadan konuşulmalıdır.
Üçüncü teknik: Yargı değil, merak yaklaşımı.
İlişkilerde en çok yapılan hata, karşı tarafın niyetini varsaymaktır. “Bunu bana bilerek yaptı” düşüncesi, zihnin kurduğu bir hikâyedir. Bunun yerine “Bunu yaparken ne düşündün?” diye sormak, iletişimi çatışmadan çıkarıp keşfe dönüştürür.
Dördüncü teknik: Duygusal sorumluluk almak.
Karşımızdaki kişi duygularımızın sebebi olabilir ama tek sorumlusu değildir. “Beni sinirlendirdin” demek yerine “Sinirlendim” diyebilmek, bireysel gücün göstergesidir. Bu, ilişkide güç savaşını değil dengeyi getirir.
Beşinci teknik: Mikro kırılmaları ciddiye almak.
İlişkiler büyük travmalarla değil, küçük ihmal ve görmezden gelinmelerle aşınır. Bir bakış, bir söz, bir susuş… Bunlar konuşulmadığında, görünmeyen duvarlar örülür.
İçine atmak, aslında iletişim kurmaktan vazgeçmektir. Ve iletişimin olmadığı yerde, sevgi bile yönünü kaybeder.
Sağlıklı bir ilişki, kusursuz insanların değil, konuşabilen insanların ilişkisidir.
Duyguların saklandığı değil, ifade edildiği yerde bağ kurulur.
Ve en önemlisi: İçine atılan hiçbir şey yok olmaz, sadece şekil değiştirir.
Bu yüzden susarak değil, doğru şekilde konuşarak koruyun ilişkinizi. Çünkü bazen bir cümle, bir ilişkinin kaderini yeniden yazabilir.
Asiye Zeynep güleç
Yorumlar
Kalan Karakter: