İnsan, yeryüzüne sanki sonsuza kadar burada kalacakmış gibi yerleşiyor. Daha büyük evler istiyor, daha fazla para biriktiriyor, daha çok arsa topluyor, daha pahalı etiketlerin peşinden koşuyor. Bir ismin yanına birkaç sıfat ekleyince ölümsüz olacağını sanıyor. Marka giyince değer kazanacağını, daha çok şeye sahip olunca eksikliğinin kapanacağını düşünüyor. Oysa dünya, kendini kalıcı sananların mezarlarıyla dolu.
Bir zamanlar bu topraklarda öyle insanlar yaşadı ki, servetleri şehirlerden büyüktü. Kervanları geçtiğinde yollar kapanırdı. Hizmetçileri, sarayları, mühürleri vardı. Şimdi çoğunun bırak servetini, adını bilen bile yok. Bir mezar taşı kaldıysa kaldı. O taşın üstündeki yazıyı da rüzgâr siliyor.
İnsan tuhaf bir canlı. Bir avuç toprağın üstünde, toprağa sahip olmaya çalışıyor. Oysa en sonunda sahip olduğu tek yer, içine gömüleceği birkaç metrelik çukur oluyor. Hayatı boyunca “benim” dediği ne varsa, ölüm geldiğinde başkasının oluyor. Evi başkasına kalıyor, arsası satılıyor, kıyafetleri dağıtılıyor, hesabındaki para başka ellere geçiyor. Ve dünya, hiçbir şey olmamış gibi dönmeye devam ediyor.
En acısı da şu: İnsan çoğu zaman yaşamayı unutup biriktirmeye başlıyor. Ruhunu beslemeyi bırakıp vitrini parlatıyor. Kalbini büyütmek yerine evini büyütüyor. Kendini tanımadan kariyer yapıyor. İçindeki boşluğu para ile susturmaya çalışıyor ama o boşluk, maddeyle kapanmıyor. Çünkü insanın içinde dünyalık değil, anlam eksikliği yankılanıyor.
Bugün uğruna birbirini ezdikleri etiketler, yüz yıl sonra çöp olacak. Şimdi hayranlıkla baktıkları makamlar, bir gün başka isimlere devredilecek. Bugün “çok önemli” görünen insanların çoğu, birkaç nesil sonra eski bir fotoğraftan ibaret kalacak. Çünkü dünya kimseyi tutmuyor. Ne güzelliği, ne zenginliği, ne ünü…
Belki de insanın en büyük yanılgısı, burada misafir olduğunu unutmasıdır. Bu yüzden sürekli biriktiriyor, tutunuyor, kontrol etmeye çalışıyor. Oysa hayat, avuç sıkıldıkça kaçan su gibi. Ne kadar sahip olmaya çalışırsan, o kadar kaybediyorsun.
Ve sonunda geriye tek bir soru kalıyor:
Bu dünyadan geçerken gerçekten yaşadın mı, yoksa sadece sahip olmaya mı çalıştın
Yorumlar
Kalan Karakter: