Ruhun Seçtiği Ev
Bazı insanlar hayata sevgiyle başlamaz.Bazıları sınavla başlar.Bir çocuk doğar…ama sadece bir aileye değil,bir karma alanına doğar.Orası onun ilk tapınağıdır ve aynı zamanda ilk yarasıdır.Ruh dünyaya gelmeden önce bazı deneyimleri seçer.Bu seçim acıyı hak ettiği anlamına gelmez,bu bir dönüşüm kapısıdır.Aile içindeki baskı çoğu zaman sadece bu hayata ait değildir.Bir bakış tanıdık gelir,bir korku açıklanamaz,bir ses insanın içine işler.Çünkü bazı yaralar bu hayatta başlamaz.Çocuk orada sadece büyümez,orada programlanır.Sevilmek için susmayı öğrenir,değerli olmak için kendinden vazgeçmeyi öğrenir.Ve bu öğrenilenler zamanla kader gibi hissedilir.Ama bu kader değildir,bir döngüdür ve her döngü kırılmak için vardır.Ruh yaraları görünmezdir ama enerjisi hissedilir.İnsan bazı ortamlarda daralır,bazı insanlara karşı sebebini bilmediği bir korku hisseder,bazı ilişkilerde sürekli aynı acıyı yaşar.Çünkü ruh tanıdık olanı tekrar eder,iyileşene kadar.Aile içi baskı ve taciz ruhun en derin katmanına dokunur.Çünkü orada sevgi ile acı birbirine karışır ve insan sevginin acıttığına inanır.İşte bu en derin yanılgıdır.Bir gün insan durur ve fark eder.Bu bana ait değil der.Bu acı bu korku bu değersizlik hissi onun özü değildir.Ruh kırılmaz,sadece unutulur.Ve hatırlamak iyileşmenin ilk adımıdır.Karmayı temizlemek geçmişi silmek değildir.Onu görmek,onunla yüzleşmek ve artık taşımamayı seçmektir.İnsan bunu seçtiği anda zincir kırılır.Belki nesiller boyunca taşınan bir zincir.Ve o an sadece kendini değil,senden sonrakileri de özgür bırakırsın.Artık ev dediğin şey bir yer olmaktan çıkar,bir frekans haline gelir.Ve sen ilk defa gerçekten kendine ait hissedersin.
Yorumlar
Kalan Karakter: