Bir ülkede sadece para çalınmaz.
Vicdan çalınır... Güven çalınır... İnanç çalınır... En sonunda da gelecek çalınır.
Ölmüş eşinden bağlanan maaşı, hayatını çoktan başka biriyle kurduğu hâlde, sırf sistemin açığını kullanarak almaya devam edenler meselâ, yalnızca devleti dolandırmaz.
Yetimin hakkını,
Emeklinin alın terini, çalışanın cebindeki vergiyi kemirir sessizce.
Ölen Baba Ana maaşına uzanmak için göstermelik boşanmalar yapanlar sadece bir evrakta sahtekârlık yapmış olmaz. Çocuklarına,
komşularına ve topluma şu zehri fısıldarlar:
"Yeter ki yakalanma; gerisinin önemi yok."
İşte bir milleti yıkan budur!
Ahlâk, büyük cinayetlerle değil; küçük görülen sahtekârlıklarla çöker!
Çünkü haram, önce mideye girmez... Önce zihne girer.
Bir kere "Bundan ne olacak?" denildi mi, ikinci adım kolaylaşır. Sonra rüşvet normalleşir. Sonra torpil hak olur. Sonra yalan, zekâ diye alkışlanır. Sonra hırsızlık, fırsatçılık diye pazarlanır.
Ve sonunda dürüst insanlar aptal yerine konur!
Konuluyor!
Ekonomik krizlerin görünmeyen bir yüzü de budur!
Devletin kasasına girmesi gereken para, hileyle hesaba indirildiğinde o açık ya vergi olarak namuslu vatandaşa döner ya da hizmet eksikliği olarak milletin karşısına çıkar.
Bir kişinin usulsüz aldığı maaş, milyonlarca insanın sırtına yük olur.
Haramla büyüyen lokma, sadece mideyi değil, karakteri de besler. Besleniyor!
Bugün üç kuruş için yapılan sahtekârlık, yarın milyonluk yolsuzluğun mayası oluyor.
Çünkü ahlâk parçalanarak ölür.
Bir tuğla çekilir... Sonra bir tuğla daha... En sonunda koskoca bina çöker.
Toplumlar da böyledir.
Bir ülkeyi dış düşmanlardan önce, içeride "Nasıl olsa kimse fark etmez." diyen vicdanlar çökertir.
Hukuk elbette cezasını verir. Ama hukuktan önce insanı ayakta tutan şey hayâdır.
Hayânın terk ettiği yerde kanun yetişse bile vicdan yetişemez.
Unutulmamalıdır ki bir milleti ayakta tutan şey, binaları değil; insanların helale olan sadakatidir.
Çünkü haramın bereket getirdiği, hilenin huzur verdiği, sahtekârlığın kazanç sayıldığı hiçbir toplum uzun süre ayakta kalamamıştır.
Ayakta kalmak için önerimdir; "kınamayın, ihbar edin!"
Ramak Kaldı / Samim İğde
Yorumlar
Kalan Karakter: