Bu ülkede sanatçı diye anılmanın yolu nitelikten değil gürültüden geçer oldu; şiir diye sunulan şeyler anlamdan uzak, söz diye dolaşanlar köksüz. Birkaç kelimeyi yan yana getiren herkesin başına bir sıfat iliştirildiği bu düzende, emek geri planda kaldı. İhbar ediyorum, ihmal var, ihlâl var..
Kolay olanın cazibesine kapılıp üretmeden tüketenlerin, sanal kalabalıklar içinde kimlik arayanların, değersiz olanı değerliymiş gibi parlatanların çoğaldığı bu zeminde, yönsüzlük artık bir tercih değil alışkanlık hâline geldi. İhbar ediyorum, suç var, suçlu var.
Sporun rekabeti yerine kirli oyunların konuşulduğu, sözün nezaketini küfürlerin bastırdığı, makamların hırsla eritildiği bu ortamda; alkış tutanların da en az yapanlar kadar sorumluluğu büyüyor. İhbar ediyorum, suç var, suçlu var.
Kendiyle barışmak yerine suretini değiştirmeyi çözüm sanan, doğallığı değil yapaylığı öne çıkaran, görüntü uğruna özünden uzaklaşan erkeklerin düştüğü bu telaşın da bir karşılığı var; ihbar ediyorum suç var, suçlu var..
Aynaya bakınca kendini değil başkasını görmek isteyen, bedenini bir yarış alanına çeviren, müdahalelerle kimliğini kaybeden kadınların yaşadığı bu savrulma da masum değil; ihbar ediyorum, suç var, suçlu var.
Bütün bu olup biteni izleyip “bana dokunmuyor” diyerek kenara çekilen, tepki vermekten kaçınan, sessizliğiyle düzeni besleyen toplumun payı da inkâr edilemez; ihbar ediyorum, suç var, suçlu var.
Ekranlarda gerçeği değil ilgi çekeni büyütenlerin, acıyı bile gösteriye çevirip izlenme uğruna insanlığı arka plana atanların kurduğu bu düzeni de ihbar ediyorum, suç var, suçlu var.
Kalemin yükünü taşımak yerine onu çıkar kapısına çevirenlerin, hakikati eğip bükerek kitlelere sunanların, doğruyu değil rağbet göreni seçenlerin oluşturduğu kirli dil ortada; ihbar ediyorum, suç var, suçlu var.
Eğitimi sadece bilgi yığınına indirgeyen, insan yetiştirmeyi göz ardı eden, aklı beslerken ahlâkı ihmal eden anlayışın açtığı boşluk büyüyor; ihbar ediyorum, suç var, suçlu var.
Aynı çatı altında yaşayıp birbirine uzak düşenlerin, sevgi yerine mesafeyi büyütenlerin, göz göze gelmeden gün tüketenlerin kurduğu bu yabancılaşma sıradan değil; ihbar ediyorum, suç var, suçlu var.
İnancı yaşamak yerine göstermekle yetinenlerin, içtenliği değil görüntüyü önemseyenlerin, kalbi ihmal edip kalabalığa oynayanların tavrı da sorgulanmalı; ihbar ediyorum, suç var, suçlu var.
Adaletin terazisini eğip bükerek kendi lehine çevirenlerin, haklıyı değil güçlü olanı kollayanların, ölçüyü kaybedenlerin oluşturduğu tiksinç bir dengesizlik büyüyor; ihbar ediyorum, suç var, suçlu var.
Ve bütün bunları görüp de susanların, sessiz kalmayı huzur zannedenlerin, tepkisizliği alışkanlığa dönüştürenlerin katkısını unutmadım; ihbar ediyorum, suç var, suçlu var.
Çünkü her görmezden geliş, yanlışı biraz daha büyütüyor; her susuş, çürümeye yeni bir alan açıyor. Bugün küçük görülen her sapma, yarının büyük kırılmalarına zemin hazırlıyor.
Bilirim; söyleyen eleştirilir, yazan hedef olur, itiraz eden yalnız bırakılır. Ama susan da hikâyenin dışında kalmaz; çünkü hakikat, ertelense de yok olmaz.
Bu yüzden bu sözler bir öfkenin değil, bir sorumluluğun ifadesidir. Bu yüzden bu satırlar bir şikâyet değil, bir hatırlatmadır. Ve bu yüzden soruyorum;
İkrar ettiğim için ihbar edecek olanlara itibar edilir mi? Edilir, edildi, ediliyor!
Ramak Kaldı / Samim İğde
Yorumlar
Kalan Karakter: