Bazı yorgunluklar uykuyla geçmez.
Bazı borçlar parayla ödenmez.
Ve bazı çağlar, sadece takvim yapraklarını değil; insanın ruhunu da eskitir.
İçinden geçtiğimiz zaman tam da böylesi bir zaman;
Neredeyse borçsuz nefes alan kimse kalmadı. Kimi bankalara borçlu, kimi yarınlarına...
Kimi çocuklarının hayallerine yetişememenin mahcubiyetini taşıyor ve yaşıyor, kimi anne babasına ayıramadığı zamanın yükünü. Kimi ömrünü taksitlere bölmüş, kimi vicdanını suskunluklara.
Oysa insan, bu dünyaya borçlanmak için değil; emanet bilinciyle yaşamak için gönderilmişti.
Sonra ne oldu?
Toprak yoruldu. Nehirler sustu. Ağaçlar sessizce eksildi. Gökyüzü, insanın bitmek bilmeyen hırsını seyretmekten usandı.
Biz ise büyüdüğümüzü sandık.
Daha büyük evler yaptık ama kendi içimize sığamadık.
Daha hızlı araçlar aldık ama sevdiklerimize varacak vakit bulamadık.
Daha çok kazandık; daha az güldük.
Daha çok tükettik; daha çok eksildik.
Çünkü bereket, rakamların içinde değil; kanaatin gölgesinde yeşerirdi eskiden!
Makro isimli büyük tabloda devletler borçlu, piyasalar borçlu. Gelecek, daha doğmadan ipotek edilmiş bir çocuk gibi!
Mikro denilen küçük dünyalarda ise sofralar eksik, omuzlar yorgun, gözler uykusuz!
Ama en ağır borç, hiçbir muhasebe defterine yazılmayan borç ki tüm borçların aslolan sebebi de o...
Merhamete,
Adalete,
Çocukların gülüşüne,
Yaşlıların duasına,
Kendi kalbimize olan borcumuz.
Asıl iflas cüzdanlarda değil; kalplerde yaşandı, yaşanıyor.
Bu yüzden;
Reset tuşuna basma vakti çoktan geldi.
Sadece ekonomiyi değil, zihnimizi...
Sadece piyasaları değil, vicdanımızı...
Sadece sistemleri değil, kalbimizi yeniden başlatmanın vaktidir.
Belki dünya bir anda değişmeyecek.
Ama bir insan değişirse, bir ev değişir.
Bir ev değişirse, bir mahalle...
Bir mahalle değişirse, bir şehir...
şehirlerin kaderi, tek bir vicdanın yeniden uyanmasıyla yazılır.
Bırakalım yavaşlasın zaman.
Bırakalım, hırs sussun.
Bırakalım, kanaat konuşsun yeniden.
Çünkü insan, sahip olduklarıyla değil; vazgeçebildikleriyle özgürleşir.
Reset şart; ancak reset bir düğmeye basmak değil, kalbin pasını silmek,
Vicdanın üzerindeki tozu üflemektir.
Reset; secdeye eğilen bir alnın, göğe yeniden umutla doğrulmasıdır.
İnsan kendine dönebildiği gün...
Dünya da kendine dönmeye başlayacak.
Şart şart, reset şart!
Ramak Kaldı / Samim İğde
Yorumlar
Kalan Karakter: