Aileden Miras Kalan Değersizlik: Potansiyelin Üzerine Kurulan Görünmez Kilit
Bir insan neden çalışır, dener, ister…
ama bir türlü karşılığını alamaz?
Neden aynı döngüler tekrar eder?
Neden emek vardır ama bereket yoktur?
Bu soruların cevabı çoğu zaman dış dünyada aranır.
Ekonomi, şans, insanlar, zamanlama…
Oysa asıl mesele, çok daha eski bir yerden gelir: aileden.
Birçok insan hayata sıfırdan başlamaz.
Ekside başlar.
Eksik olan şey para değildir; değer duygusudur.
Çocukken sürekli eleştirilen,
kıyaslanan, görmezden gelinen,
sevilmek için “uyumlu” olmak zorunda bırakılan çocuk,
büyüdüğünde şunu öğrenir:
“Olduğum halimle yetmem.”
Bu cümle zamanla bilinçaltına yerleşir.
Ve hayat, bu inanç üzerine inşa edilmeye çalışılır.
İşte tam burada ikinci miras devreye girer: suçluluk.
Aileden gelen değersizlik duygusu,
kişiye başarıyı bile “ayıp” gibi hissettirir.
Daha fazlasını istemek nankörlük sanılır.
Para kazanmak, yükselmek, rahat etmek…
Bilinçaltında birilerini “geçmek” gibidir.
Bu yüzden potansiyel açılmaz.
Açılmak ister ama yarıda kalır.
Çünkü iç ses şunu fısıldar:
“Sen kim oluyorsun?”
“Bu kadarına layık mısın?”
İnsan böyle bir zeminle bereketli olamaz.
Çünkü bereket sadece çalışmayla değil,
almaya izin vermekle ilgilidir.
Değersizlikle büyüyen insan, almayı bilmez.
Kazanır ama tutamaz.
Fırsat gelir ama devamı gelmez.
Para girer ama huzur getirmez.
İlişki olur ama güven olmaz.
Çünkü bilinçaltında hâlâ şu inanç vardır:
“Bende bir şey eksik.”
“Bir bedel ödemeden iyi olamam.”
Bu, görünmeyen bir kendini cezalandırma biçimidir.
Aileden öğrenilen suçluluk, insanı sadakate zorlar.
Ailenin mutsuzluğuna, yoksunluğuna, bastırılmışlığına…
Bilinçaltı der ki:
“Onlar bu haldeyken ben iyi olamam.”
Oysa bu sadakat, insanın kendi hayatını ipotek etmesidir.
Gerçek şifa, aileyi suçlamakla değil;
ailenin yükünü taşımayı bırakmakla başlar.
Kimse anne-babasının yaşayamadıklarının bedelini ödemek zorunda değildir.
Kimse kendini küçülterek kimseyi yüceltmez.
Bereket, değeri içerden kurabilen insana gelir.
“Ben varım ve bu yeter” diyebilen insana.
Suçlulukla değil, rızayla yürüyene.
Potansiyel, kendini kanıtlamaya çalışanlarda değil;
kendini reddetmeyi bırakanlarda açılır.
Ve insan şunu fark ettiğinde yol değişir:
Aile kader değildir.
Bilinçlenmediği sürece tekrar eden bir ezberdir.
Asiye Zeynep güleç
Yorumlar
Kalan Karakter: