Yaşadığımız bu dünyada tıpkı yankılanan dağ gibi ne seslenirsek onu duyarız.
Büyüklerimiz hayatı bir aynaya benzetir; "karşısında ne fısıldarsak bize aynı tonda geri döner." der.
Kültürümüzün en derin genetik kodlarından biri de bu hakikati söyler bize: "Şerre yorarsan şer, hayra yorarsan hayr."
İlk bakışta basit bir teselli cümlesi gibi görünen bu ifade, aslında tasavvufun kalbi ile modern psikolojinin bakış açısını aynı potada eriten muazzam bir yaşam formülüdür.
Tasavvufa göre, Hüsn-i Zan yani
Tasavvuf düşüncesinde alem, sürekli bir oluş halidir ve insan bu oluşun tam merkezindedir. Sufiler buna "Hüsn-i Zan" yani iyi niyetle yaklaşma, güzel görme derler.
Zira tasavvufa göre niyet, kaderin yönünü çizen gizli bir pusuladır. Başına gelen bir olayı "şer" diye etiketleyip dövünmeye başladığında, o olayın içindeki olgunlaştırıcı cevheri kaçırırsın. Oysa "Bunda da bir hayr vardır" diyerek bakışı esnetmek, insanı pasif bir boyun eğişe değil, rıza makamının getirdiği o muazzam iç huzura ulaştırır.
Kendini gerçekleştiren kehanet misali, rasyonel batı psikolojisi de doğu bilgeliği gibi tam olarak aynısını, sadece farklı kavramlarla "kendini gerçekleştiren kehanet" yerine "bilişsel çarpıtmalar" adını verir.
Bir olayı "şer" (felaket) olarak yorumladığımızda, beynimizdeki
Retiküler aktive edici sistem sadece o olumsuzluğu destekleyen kanıtları aramaya başlar.
"Bu iş zaten kötü bitecek" diye yaklaştığınız bir toplantıda beden diliniz kapanır, sesiniz güvensizleşir ve nihayetinde o iş gerçekten kötü biter.
Zihnin yazdığı kötü senaryo, bizzat sizin ellerinizle gerçeğe dönüşür. Psikoloji buna "felaketleştirme" der; kadim bilgelik ise "şerre yormak."
yani su-i zan, kötü niyet, stres, kaygı ve felaketleştirme tıkanıklık ve krize yorar.
Hayra yormak ise hüsn-i zan, güzel bakış, esneklik ve çözüm odaklılık büyüme ve huzur..
Kur an Nisa suresi 79.Ayet der ki;
"Sana ne iyilik gelirse Allah’tandır. Sana ne kötülük gelirse kendindendir..."
Ve Şura suresi 30.Ayet ise;
"Başınıza gelen her musibet, kendi ellerinizle işledikleriniz yüzündendir. Bununla beraber Allah birçoğunu da affeder." der.
Hayat, başımıza gelenlerden ziyade, o gelenleri nasıl yorumladığımızla da ilgilidir. Doğru bir yorum, en büyük krizi bile bir tekâmül, gelişim basamağına dönüştürebilir.
Ne Yapmalı?
Gün içinde zihniniz bir olayı hemen en kötü senaryoya bağlamaya yeltendiğinde durun ve kendinize şu soruyu sorun: "Şu an yaşadığım bu durumu şerle mi yoğuruyorum, hayrla mı?"
Unutmayın; olaylar nötrdür, onlara rengini veren bizim niyet ve algı fırçamızdır. Hayatı bir savaş alanı olarak görürseniz, her köşe başında bir düşman bulursunuz. Hayatı bir olgunlaşma mektebi olarak görürseniz, her zorlukta bir öğretmenle ve kolaylıkla karşılaşırsınız.
Kuranda da denildiği gibi, "her zorlukta bir kolaylık var" (inşirah,6)
Bugün, karşınıza çıkan ilk belirsizlikte zihninize o eski ve bilge fısıltıyı hatırlatın. Hayra yorun ki, yolunuz hayr olsun.
Aklın baharda olunca fikrin çiçek açar, güzel düşün güzel olsun...
Yorumlar
Kalan Karakter: