İnsan, yeryüzünde en çok kiminle oturup kalkıyorsa zamanla onun hâline bürünür. Bu kaçınılmaz bir hakikattir. Çünkü kalp, yanındaki kalpten renk alır; gönül, dokunduğu gönülden iz taşır. Bu yüzden dostluk yalnızca söylenen sözlerle değil, yaşanan hâllerle; görünen yüzlerle değil, hissedilen tesirle anlaşılır.
Her yan yana geliş sıradan değildir. Hayatımıza giren herkes aynı maksatla gelmez. Kimi insanlar imtihandır; sabrımızı, edebimizi, sınırlarımızı öğretir. Kimi insanlar öğretmendir; fark etmeden eksiklerimizi gösterir. Kimi insanlar ise yol arkadaşıdır; yükü birlikte taşır, adımı birlikte atar. Ama az sayıda insan vardır ki sana dünyayı değil, kendini hatırlatır. Onların yanında susmak bile ibadet gibi olur. Kalbin gürültüsü diner, nefsin sesi kısılır ve ruh ilk kez gerçekten nefes alır.
Hakiki dost, seni kendine bağlayan değil; Hakk’a yaklaştırandır. Seni kalabalığa değil, hakikate çağırandır. Sözleri çoğaltan değil, içinde sükût açandır. Çünkü bazen bir insanın varlığı, nasihatten daha öğreticidir; hâli, uzun cümlelerden daha tesirlidir.
Ne var ki her yakınlık da kalbi aydınlatmaz. Bazı beraberlikler vardır ki görünürde sıcaktır ama içten içe kalbi karartır. Gıybetle beslenir, kıyasla büyür, dünya yükünü hafifletmez; aksine artırır. İşte tam orada durup sormak gerekir: Bu beraberlik beni nereye götürüyor? Çünkü yol, yürüdüğün kişilerle şekillenir ve her adım ya nura çıkar ya da gaflete.
Tasavvuf ehli, kalbi korumayı en büyük edep sayar. Kalbi kirleten bir meclisten uzak durmak, bazen susmaktan daha büyük bir zikirdir. Herkesle konuşabilirsin ama herkesi kalbine alamazsın. Çünkü kalp bir misafirhane değil, emanet bir mabettir. Oraya girecek olanın sözünün temiz, niyetinin saf, yönünün hakikate dönük olması gerekir.
Ve bazen birini hayatından sessizce çıkarmak, bir ayrılık değil; ruhun kendini koruma duasıdır. Hakiki dostluk azdır ama bulunduğunda hemen anlaşılır. Çünkü yanında dünya küçülür, kalbin genişler ve insanın içinden şu cümle geçer: Bu beraberlik beni Allah’a yaklaştırıyor.
İşte orada kalmak gerekir. Çünkü doğru dost, insanı kendine değil; Rabbine götürendir.
— Asiye Zeynep Güleç
Yorumlar 1
Kalan Karakter: